Web Erişilebilirliği 2026: WCAG 2.2 ve Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA) Rehberi

27 Ekim 20265 dk okumaRectura

Web erişilebilirliği uzun süre “olsa iyi olur” listesinde kaldı. 2026’da artık öyle değil. Avrupa Erişilebilirlik Yasası (European Accessibility Act, EAA) 28 Haziran 2025’ten beri uygulanıyor ve Avrupa Birliği’ndeki tüketicilere online satış ya da hizmet sunan şirketlerin web sitelerinin ve uygulamalarının erişilebilir olmasını bekliyor. Üstelik erişilebilir bir site yalnızca yasal bir gereklilik değil; daha hızlı, daha anlaşılır ve arama motorlarında daha iyi performans gösteren bir site demek.

Bu rehberde WCAG 2.2’nin ne getirdiğini, EAA’nın kimleri kapsadığını ve sitenizi adım adım nasıl erişilebilir hale getirebileceğinizi anlatıyoruz.

Web Erişilebilirliği Nedir?

Web erişilebilirliği; görme, işitme, hareket ya da bilişsel engeli olan kişilerin bir web sitesini diğer herkes kadar kolay kullanabilmesidir. Ekran okuyucuyla gezinen bir kullanıcının görselleri alternatif metinlerden anlaması, faresini kullanamayan birinin siteyi yalnızca klavyeyle dolaşabilmesi, az gören bir kullanıcının metni yeterli kontrastla okuyabilmesi bu kapsamdadır.

Erişilebilirlik yalnızca engelli bireyler için değildir. Güneş altında telefonuna bakan, kolu alçıda olan, yavaş internetle bağlanan ya da yaşı ilerlemiş kullanıcılar da erişilebilir tasarımdan doğrudan fayda görür.

WCAG 2.2 Neleri Değiştirdi?

Erişilebilirliğin uluslararası ölçütü W3C’nin yayımladığı WCAG’dir (Web Content Accessibility Guidelines). Ekim 2023’te yayımlanan WCAG 2.2, 2.1’in üzerine özellikle mobil kullanım ve bilişsel erişilebilirlik için yeni başarı ölçütleri ekledi. AA seviyesinde öne çıkanlar:

  • Odak gizlenmemeli (2.4.11): Klavyeyle gezinirken odaklanan öğe yapışkan menü, çerez bandı gibi katmanların altında tamamen kaybolmamalı.
  • Sürükleme hareketleri (2.5.7): Sürükleyerek yapılan her işlem için tek tıklamayla yapılabilen bir alternatif olmalı.
  • Minimum hedef boyutu (2.5.8): Tıklanabilir alanlar en az 24×24 CSS pikseli olmalı ya da aralarında yeterli boşluk bulunmalı.
  • Tutarlı yardım (3.2.6): İletişim, destek ya da sohbet gibi yardım bağlantıları sayfalar arasında aynı yerde durmalı.
  • Tekrarlı giriş (3.3.7): Kullanıcıdan aynı süreçte daha önce verdiği bilgiyi tekrar yazması istenmemeli.
  • Erişilebilir kimlik doğrulama (3.3.8): Girişte bulmaca çözme ya da şifreyi ezberden yazma gibi bilişsel testler zorunlu olmamalı; şifre yöneticisi ve kopyala-yapıştır desteklenmeli.

Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA) Kimleri Kapsıyor?

EAA (2019/882 sayılı AB Direktifi), 28 Haziran 2025’ten itibaren AB pazarında sunulan bazı ürün ve hizmetler için erişilebilirliği zorunlu hale getirdi. Kapsamdaki hizmetlerin başında e-ticaret, bankacılık, e-kitap, ulaşım biletleme ve elektronik iletişim geliyor.

  • Şirketin nerede kurulduğu belirleyici değil: AB’deki tüketicilere online satış yapan bir Türk e-ticaret sitesi de kapsama girebilir.
  • Teknik referans EN 301 549: Avrupa standardı web içeriği için bugün WCAG 2.1 AA seviyesini esas alıyor; standardın yeni sürümünün WCAG 2.2’ye geçmesi bekleniyor. Bu yüzden yeni projelerde doğrudan WCAG 2.2 AA hedeflemek en mantıklı yol.
  • Erişilebilirlik beyanı: Hizmet sağlayıcıların, hizmetin erişilebilirlik gerekliliklerini nasıl karşıladığını açıklayan bir bilgi sunması gerekiyor.
  • Mikro işletme istisnası: 10’dan az çalışanı olan ve yıllık cirosu ya da bilanço toplamı 2 milyon avroyu aşmayan, hizmet sunan mikro işletmeler hizmet gerekliliklerinden muaf tutuluyor.

Denetim ve yaptırımlar her AB ülkesinin kendi ulusal mevzuatıyla belirleniyor. Hangi ülkelere satış yaptığınıza göre ilgili ulusal düzenlemeyi bir hukuk danışmanıyla birlikte değerlendirmenizi öneririz.

Erişilebilirlik SEO’ya ve Satışa Nasıl Katkı Sağlar?

Erişilebilirlik ile SEO aynı temeller üzerine kuruludur. Arama motoru botları da sayfayı tıpkı bir ekran okuyucu gibi “okur”:

  • Doğru sıralanmış başlıklar (H1, H2, H3) hem ekran okuyuculara hem Google’a sayfanın yapısını anlatır.
  • Görsellerin alternatif metinleri, görsel aramada görünürlük sağlar.
  • Anlamlı bağlantı metinleri (“buraya tıklayın” yerine “web tasarım hizmetlerimiz”) iç linklemeyi güçlendirir.
  • Yeterli kontrast, okunaklı yazı ve büyük dokunma alanları mobil deneyimi iyileştirir, hemen çıkma oranını düşürür.

Erişilebilir bir form daha fazla kişinin formu tamamlaması, erişilebilir bir ödeme adımı ise daha az yarım kalan sepet demek. Kısacası erişilebilirlik, dönüşüm oranına doğrudan etki eden bir kullanıcı deneyimi yatırımıdır.

Sitenizi Erişilebilir Hale Getirmek İçin 8 Adım

  1. Mevcut durumu ölçün: Lighthouse ve axe gibi otomatik araçlarla tüm şablonları tarayın. Ancak otomatik testlerin sorunların yalnızca bir kısmını yakaladığını unutmayın.
  2. Klavyeyle gezinin: Fareyi bırakın ve sitenizi yalnızca Tab, Enter ve ok tuşlarıyla kullanmayı deneyin. Odak görünür mü, menüler açılıyor mu, pencereler kapanabiliyor mu?
  3. Ekran okuyucuyla test edin: VoiceOver (macOS/iOS) veya NVDA (Windows) ile en önemli sayfalarınızı dinleyin.
  4. Renk kontrastını düzeltin: Normal metinde en az 4.5:1, büyük metinde en az 3:1 kontrast oranı hedefleyin.
  5. Formları etiketleyin: Her alanın görünür bir etiketi, anlaşılır hata mesajları ve hata durumunda nereye bakılacağını gösteren bir yönlendirmesi olmalı.
  6. Görsellere ve videolara alternatif ekleyin: Anlam taşıyan görsellere açıklayıcı alternatif metin, videolara altyazı ekleyin.
  7. Hareketi kontrol altına alın: Otomatik kayan slaytlar durdurulabilmeli, işletim sisteminde “hareketi azalt” seçen kullanıcılara animasyonlar sadeleşmeli.
  8. Erişilebilirliği sürece dahil edin: Yeni içerik ve sayfalar eklendikçe kontrolleri tekrarlayın; editörlerin alternatif metin ve başlık düzeni konusunda bilgilendirildiğinden emin olun.

Erişilebilirlik Eklentileri (Overlay) Yeterli mi?

Siteye tek satır kodla eklenen ve “sitenizi anında uyumlu hale getirir” vaadiyle satılan erişilebilirlik araç çubukları kaynak koddaki sorunları çözmez. Etiketi olmayan bir form alanı ya da klavyeyle açılmayan bir menü, üzerine eklenen bir araç çubuğuyla düzelmez. Kalıcı çözüm, erişilebilirliği tasarım ve kodlama aşamasında ele almaktır.

Bu, kullanıcıya ek kolaylık sunan araçların değersiz olduğu anlamına gelmez. Doğru kurgulanmış bir sitede yazı boyutu, kontrast veya okuma kılavuzu gibi tercihler sunmak deneyimi zenginleştirir; yeter ki temel erişilebilirliğin yerine konmasın.

Gerçek Bir Örnek: Özürlüler Vakfı

Rectura olarak Özürlüler Vakfı’nın web sitesini erişilebilirliği merkeze alarak yeniden tasarladık ve geliştirdik. Site WCAG 2.2 AA ölçütlerine göre kurgulandı; tüm şablonlar otomatik erişilebilirlik testlerinden hatasız geçiyor ve Lighthouse erişilebilirlik puanı 100. Bunun yanında sesli okuma, kontrast ve renk körlüğü filtreleri ile farklı ihtiyaçlara yönelik hazır profiller sunan özel bir erişilebilirlik menüsü geliştirdik.

Sık Sorulan Sorular

EAA Türkiye’deki şirketleri de kapsıyor mu?

Kapsamdaki bir hizmeti, örneğin e-ticareti, AB’deki tüketicilere sunuyorsanız şirketinizin Türkiye’de kurulu olması sizi kapsam dışında bırakmaz. Yalnızca Türkiye’deki müşterilere satış yapıyorsanız EAA doğrudan uygulanmaz; yine de erişilebilirlik kullanıcı deneyimi ve SEO açısından güçlü bir yatırımdır.

Lighthouse’ta 100 puan almak sitenin erişilebilir olduğu anlamına gelir mi?

Hayır. 100 puan, otomatik olarak kontrol edilebilen kuralların geçtiğini gösterir. Klavye kullanımı, ekran okuyucu deneyimi ve içeriğin anlaşılırlığı gibi konular manuel test gerektirir.

Mevcut siteyi erişilebilir yapmak mı, yeniden yapmak mı daha mantıklı?

Sorunların çoğu şablon seviyesindeyse mevcut site üzerinde iyileştirme yapmak çoğu zaman yeterlidir. Altyapı eskiyse ve tasarım da yenilenecekse, erişilebilirliği baştan planlayan bir yeniden tasarım daha ekonomik olabilir.

Sitenizin erişilebilirlik durumunu birlikte değerlendirmek isterseniz bizden teklif alabilirsiniz.

Proje mi var?Birkaç soruyla teklif alın

Fiyat teklifi
isteyin