Bir web sitesinin yüksek ziyaretçi sayısına sahip olması, başarılı olduğu anlamına gelmez. Markanızın web sitesi her gün yüzlerce hatta binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor olabilir; ancak bu ziyaretçilerin önemli bir bölümü iletişim formunu doldurmuyor, teklif istemiyor veya satın alma gerçekleştirmiyorsa ortada çözülmesi gereken bir problem vardır.
Çünkü iyi bir web sitesi yalnızca ziyaretçi çekmez. Ziyaretçiyi doğru şekilde yönlendirir ve onu belirlenen hedef aksiyona ulaştırır.
Web sitesinin performansını yalnızca trafik üzerinden değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Asıl önemli olan, gelen kullanıcının site içerisinde ne yaptığıdır.
Bir kullanıcı sitenize geldiğinde birkaç saniye içerisinde şu soruların cevabını bulabilmelidir:
Bu soruların cevabı net değilse kullanıcı siteyi incelemeden ayrılabilir.
Kurumsal web sitelerinde sık karşılaşılan problemlerden biri, ana sayfanın markayı anlatmaya çalışırken asıl mesajı kaybetmesidir.
“Yenilikçi çözümler”, “geleceğin teknolojileri” veya “fark yaratan deneyimler” gibi genel ifadeler tek başına kullanıcıya yeterli bilgi vermez.
İyi bir ana sayfa, markanın ne sunduğunu ve kime sunduğunu mümkün olduğunca kısa sürede anlatmalıdır.
Örneğin bir yazılım şirketinin ana mesajı, yalnızca “Dijital dünyada yanınızdayız” demek yerine hangi problemi çözdüğünü açıkça ortaya koymalıdır.
Net mesaj, daha güçlü kullanıcı deneyimi anlamına gelir.
Ziyaretçi sitenize geldiğinde ne yapacağını tahmin etmek zorunda kalmamalıdır.
“Teklif Al”, “Demo Talep Et”, “Proje Detaylarını İncele” veya “Bizimle İletişime Geç” gibi aksiyonlar, kullanıcının karar verme sürecini kolaylaştırır.
Ancak burada önemli olan yalnızca buton eklemek değildir.
CTA'ların doğru yerde, doğru mesajla ve kullanıcı yolculuğunun doğru aşamasında konumlandırılması gerekir.
Bir ziyaretçi hizmetleri yeni keşfediyorsa “Satın Al” çağrısı yerine “Hizmetleri İncele” daha doğru bir aksiyon olabilir.
Özellikle kurumsal hizmetlerde kullanıcı yalnızca ne sattığınızı değil, size güvenip güvenemeyeceğini de değerlendirmek ister.
Bu nedenle web sitesinde;
gibi güven unsurlarının doğru şekilde kullanılması önemlidir.
Rectura'nın da dijital projelerinde referans ve proje deneyimini öne çıkarması bu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
Ancak burada da nicelikten çok sunum önemlidir. Onlarca logo göstermek yerine, kullanıcının “Bu marka benim problemime benzer bir problemi çözmüş mü?” sorusuna cevap verecek proje hikâyeleri çok daha etkili olabilir.
Bir web sitesi görsel olarak etkileyici olabilir fakat kullanıcı açısından zor kullanılabilir.
Menüler karmaşıksa, önemli bilgiler bulunamıyorsa, formlar gereğinden uzunsa veya sayfalar kullanıcıyı doğru şekilde yönlendirmiyorsa tasarımın estetik olması tek başına yeterli değildir.
UX tasarımının amacı tam olarak burada devreye girer.
Kullanıcının ihtiyaçlarını analiz etmek, bilgi mimarisini oluşturmak, sayfa akışlarını planlamak ve kullanılabilirliği test etmek; dönüşüm odaklı bir web sitesinin temel aşamalarındandır.
Kullanıcıların önemli bir bölümü web sitelerine mobil cihazlardan ulaşır.
Masaüstünde düzgün görünen bir web sitesi mobil cihazlarda;
nedeniyle ziyaretçileri kaybedebilir.
Responsive tasarım bu nedenle yalnızca ekranın küçülmesi anlamına gelmez. İçeriğin, navigasyonun ve aksiyonların mobil kullanım alışkanlıklarına göre yeniden düşünülmesi gerekir.
İçerik miktarını artırmak her zaman daha iyi sonuç vermez.
Özellikle kurumsal web sitelerinde uzun paragraflar, teknik ifadeler ve tekrar eden şirket tanımları kullanıcıyı yorabilir.
İçerik şu soruya cevap vermelidir:
“Bu bilgi, kullanıcının karar vermesine yardımcı oluyor mu?”
Eğer olmuyorsa içerik yeniden yapılandırılmalıdır.
Başlıklar, kısa açıklamalar, görsel hiyerarşi, madde işaretleri ve doğru CTA kullanımı; bilgiyi daha kolay tüketilebilir hale getirir.
Dönüşüm problemi yalnızca tasarım gözlemiyle tespit edilemez.
Örneğin;
Bu durumda problem web sitesinin tamamında değil, yalnızca belirli bir aşamada olabilir.
Bu nedenle kullanıcı davranışlarının ölçümlenmesi ve veriye göre optimizasyon yapılması gerekir.
Web sitesinden yeterli dönüşüm alınmadığında ilk akla gelen çözüm çoğu zaman daha fazla ziyaretçi getirmektir.
Ancak mevcut trafik doğru şekilde değerlendirilmiyorsa daha fazla trafik yalnızca mevcut problemi büyütür.
Örneğin 10.000 ziyaretçinin yalnızca 20'si iletişim formu dolduruyorsa önce kullanıcı deneyimi, içerik, güven unsurları ve dönüşüm noktaları incelenmelidir.
Bazen daha fazla ziyaretçiye değil, mevcut ziyaretçilerin daha iyi yönlendirilmesine ihtiyaç vardır.
Başarılı bir kurumsal web sitesi;
Bu nedenle web tasarımını yalnızca görsel bir çalışma olarak değerlendirmek doğru değildir.
Web sitesi; marka stratejisi, kullanıcı deneyimi, içerik, teknoloji ve dönüşüm hedeflerinin birlikte çalıştığı bir dijital üründür.
Web sitenizin ziyaretçi sayısı yüksek olmasına rağmen beklediğiniz müşteri, teklif veya satış sonuçlarını alamıyorsanız problem trafik miktarından çok kullanıcı deneyiminde olabilir.
Doğru soruları sormak gerekir:
Kullanıcı neden geliyor?
Ne arıyor?
Nerede karar vermekten vazgeçiyor?
Hangi noktada güven problemi yaşıyor?
Ve onu hedeflenen aksiyona götüren yol gerçekten yeterince açık mı?
Bu soruların cevapları bulunduğunda web sitesi yalnızca markanın internetteki vitrini olmaktan çıkar; doğrudan iş geliştiren, ölçümlenebilen ve sürekli optimize edilebilen bir dijital kanala dönüşür.
Rectura olarak web tasarımını yalnızca estetik bir çalışma değil; strateji, kullanıcı deneyimi ve teknolojiyle birlikte ele alınması gereken bir dijital büyüme aracı olarak değerlendiriyoruz.